| Hadis No | Konu | Hadis Metni |
|---|---|---|
| #5899 | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Ebu Sa'idi 'l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: "Bir gün Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize ikindi namazı kıldırdı. Sonra bir hutbede bulundu.Bu hutbede, Kıyamet vaktine kadar olacak her şeyi bize haber verdi. Bunu belleyen belledi, unutan unuttu. Söyledikleri arasında şu da vardı: "Dünya câziptir, tatlıdır. Allah sizi buraya halife olarak göndermiştir, nasıl amel edeceğinize bakmaktadır. - Aman uyanık olun, dünyadan kaçının, kadından kaçının. - Aman uyanık olun! Kimseyi, insanların korkusu, bildiği bir hakikati söylemekten alıkoymasın!" Ravi der ki: "(Bunu söyleyince) Ebu Said merhum ağladı. Sonra sözlerine devam etti: "Vallahi öyle şeyler gördük ki, korktuk. Resülullah'ın söyledikleri arasında şu da vardı: - Haberiniz olsun! Kıyamet günü, her bir vefasız için vefasızlığı nisbetinde bir bayrak dikilecektir. Baş imamın (devlet reisinin) vefasızlığından daha büyük bir vefasızlık olmayacaktır. Onun bayrağı kıçının yanına dikilir." O günkü bellediklerimiz meyanında şu da vardı: - Haberiniz olsun! İnsanoğlu çok çeşitli tabakalar halinde yaratılmıştır: - Kimisi vardır, mü'min olarak doğar, mü'min olarak yaşar, kâfir olarak ölür. - Kimisi vardır, kâfir olarak doğar, kâfir olarak yaşar, mü'min olarak ölür. - Kimisi vardır, kâfir olarak doğar, kâfir olarak yaşar, kâfir olarak ölür. - Haberiniz olsun kimisi vardır yavaş öfkelenir, (öfkesinden) çabuk döner; kimisi vardır çabuk öfkelenir, çabuk döner; kimisi vardır, yavaş öfkelenir, yavaş döner. İşte bunlar birbirlerini dengeler. - Haberiniz olsun onlardan birkısmı vardır; çabuk döner, çabuk kızar. Bilesiniz bunların en hayırlısı ağır öfkelenen, çabuk dönendir; en şerlileri de çabuk öfkelenip yavaş dönendir. - İnsanlardan borcunu iyi ödeyen, (başkasındaki alacağını) iyi talep eden vardır. Kimisi de kötü öder, iyi talep eder; kimi de kötü talep eder, iyi öder, bunlar birbirlerini dengeler. Bilesiniz birkısmı vardır kötü öder, kötü talep eder. Bilesiniz bunların en hayırlısı iyi ödeyen, iyi talep edendir; en kötüleri de kötü ödeyen, kötü talep edendir. Bilesiniz! Öfke âdemoğlunun kalbinde bir kordur. Gözlerinin kızarmasını, avurtlarının şişmesini görmüyor musunuz! Kim, öfkeden bir başlangıç hissederse, yere yaslansın, (ötkesi geçinceye kadar öyle kalsın)." Ebu Said dedi ki: "Biz (bu sırada) gündüzün aydınlığı devam ediyor mu diye güneşe bakmaya başladık. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm: "Haberiniz olsun! Dünyanın ömründen geçmiş kısmına nisbeten geri kalan kısmı, şu gününüzden geçen kısma nazaran geri kalan kısmına nisbeti gibidir." Tirmizi, Fiten 26, (2192). |
| #5900 | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | İyâz İbnu Hımar radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Rabbim, bugün bana öğrettiği şeylerden bilmediklerinizi size öğretmemi emretti. (Ve buyurdu ki): "Benim bir kula verdiğim her mal helaldir. Ben bütün kullarımı hanif (=müslüman, hakka taraftar) olarak yarattım. Ancak şeytanlar onlara gelip (fıtri) dinlerinden alıp götürdüler, kendilerine helal kıldığım şeyleri haram kıldılar. Kendisine bir güç vermediğim şeyi bana şirk koşmalarını emrettiler." Allah Teâla hazretleri arz ehline baktı ve Ehl-i kitaptan birkısmı hariç, onların Arap, Acem hepsine öfkelendi ve dedi ki: "Ben seni, imtihan etmek ve seninle de (başkasını) imtihan etmek üzere gönderdim. Sana, suyun yıkayıp (yok edemeyeceği) bir kitap gönderdim. Ta ki sen onu uyurken de uyanıkken de okuyasın!" Allah Teâla hazretleri bana, Kureyş'i ateşe vermemi (onlarla savaşmamı) emretti. Ben: "Ey Rabbim, bu durumda onlar başımı yararlar ve bir ekmek parçasına çevirirler!" dedim. "Öyleyse, seni çıkardıkları gibi sen de onları (Mekke'den) çıkar! Onlara karşı gazada bulun da biz de sana yardım edelim; infakta bulun biz de sana infak edelim. Sen bir ordu gönder, biz de sana onun beş misli (yardımcı melek ordusu) gönderelim. Sana itaat edenlerle birlik ol, asilere karşı savaş!" buyurdu. Cennetlikler üç kısımdır: - Kuvvet sahibi, adaletli, sadaka veren ve muvaffak olanlar. - Bütün yakınlarına ve müslümanlara karşı merhametli ve yumuşak kalpli olanlar. - İffetli, namuslu ve çoluk çocuk sahibi olanlar." Resulullah devamla dedi ki: - Cehennem ehli de beş kısımdır: - Aklı olmayan zayıflar. Bunlar, aranızda tâbi olarak bulunurlar, hiçbir ehle ve mala tâbi değildirler. - Tamahkârlığını izhar etmeyen hâin kişiler. Böylesi, bir kapıyı çalsa mutlaka ihanet eder. - Akşam, sabah her fırsatta malın ve ehlin hususunda seni aldatan adamlar. - Cimrilik ve yalanı da zikretti. - Bir de kötü huylu kaba sözlü insan." Resûlullah devamla buyurdular ki: - Allah Teâla hazretleri, bana mütevazi olmanızı emretti. Öyle ki, hiç kimse hiç kimseye karşı böbürlenmesin, hiç kimse hiç kimseye karşı tecavüzde bulunmasın." Müslim, Cennet 63, (2865). |
| #5901 | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Ebu Ümâme radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: |
| #5902 | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: |
| #5903 | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Vâil İbnu Hucr radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kerm demeyin, fakat ıneb ve habele (asma) deyin." |
| #5904 | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Abdullah İbnu Habeşi radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim bir sidre ağacını keserse, Allah onun başını cehenneme uzatır." |
| #5905 | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Hasan İbnu İbrahim anlatıyor: "Hişâm İbnu Urve'ye sidre ağacının kesilmesi hakkında (caiz mi, değil mi diye) sordum. Bu sırada Urve'nin kasrına dayalı vaziyette idi, şöyle cevap verdi: |
| #5906 | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Yanlarında yüzü dağlanarak en vurulmuş bir merkep olduğu halde Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a uğrayanlar oldu: "Bunu böyle enleyenlere Allah lânet etsin!" buyurdular ve yüze vurmaktan ve yüzü enlemekten nehyettiler." Müslim, Libâs 106, (2116); Ebu Dâvud, Cihad 56, (2564); Tirmizi, Cihad 30, (1710). |
| #5907 | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, yüzünden enlenmiş bir merkeb görmüştü, bunu uygun bulmadığını belirtti ve: "Allah'a yemin olsun! (Ben olsaydım) eni bu hayvanın yüzünün en uzak noktasına vururdum!" buyurdu. Sonra emir verdi, kendi merkebinin sağrılarına en vuruldu. Böylece sağrıları ilk dağlayıp (en vuran) Aleyhissalâtu vesselâm oldu." Müslim, Libas 108, (2118). |
| #5908 | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Abdullah İbnu Ebî Talha'yı, tahnîk ediversin diye Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a götürdüm. Onu elinde en vurma şişi olduğu halde zekat develerini enlerken buldum." Buhârî, Libas 22, Zekât 69, Zebâih 35; Müslim, Libâs 112, (2119); Ebu Dâvud, Cihad 57, (2563). |
Tespit ettiğiniz hataları lütfen bildiriniz. Allah'ın Selamı üzerinize olsun.
Mail: hakan6n@gmail.com